Bir yazarın herhangi bir konudaki fikirlerini ispatlama ihtiyacı duymadan, kendi ile konuşur gibi yazdığı yazılara deneme denir. Denemede konu serbesttir. Yazar içtenliği sayesinde okuru ilgili konuda bilgilendirip okurun düşünmesini amaçlar. Yazarın niyeti okurun ufkunu genişletmektir. Denemede yazar; bireysel dil ve söyleyiş rahatlığıyla, seçtiği felsefik, sosyolojik, ilmi ve tarihi konuları okuruna aktarır. Yazar, söyleyiş ve dil sıradanlığına düşmeden ana bilimsel bir metin ciddiyetine erişmeden kendine özgü bir üslupla fikirlerini yazıya döker.
Denemeler amaç ve konularına göre kişisellik ve bireyselliğin işlendiği denemeler, öğretici ve eleştirel denemeler, sosyal ve felsefik konulu denemeler olarak sınıflandırılabilir. Denemeci, dili doğru ve güzel kullanabilmelidir. Duyguları yücelmiş, düşünme ufku açılmış ve zengin bir kültür birikimine sahip olmalıdır.
Denemede de shobette olduğu gibi içtenlik ön plandadır. Ancak sohbette karşılıklı konuşma tarzı ağır basarken; denemede düşünsel etkinlik öne çıkmaktadır. Konular genellikle derinlemesine işlenebilmekedir.
16. yüzyılda yaşayan Fransız yazar Michel de Montaigne deneme türünün kurucusu kabul edilir. İngiliz yazar Francis Bacon, deneme türünü geliştirmiştir. Ayrıca Fransız André Gide, İspanyol Miquel Dunamuno, Alman Rainer Maria Rilke önemli denemecilerden kabul edilir.
Türk Edebiyatı’na deneme Tanzimat ile girmiştir ve Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı’nda çeşitli konularda yazılarak zenginleştirilmiştir.