Yunanca, uyku anlamına gelen hipnoz, bir kişinin başkası tarafından yapay olarak uytulması ve onun telkinlerinin altında bulunması halidir. Bir insanın, diğer bir kişinin, davranış, duygu, düşünce ve algılarını kontrol etmesine hipnoz denir. Çeşitli amaçlar için kullanılabilen hipnoz, birbirini izleyen üç aşamadan oluşur.
İlk dönem, uyuklama devresidir. Bu durumda, hipnotize edilen birey, uykuya çok ihtiyacı olan ve göz kapaklarını açmakta güçlük çeken bir insanın özelliklerini gösterir. İkinci aşama uyku halinde olan dönemdir. Üçüncü aşama ise dış dünya ile bağlantının tamamen kesildiği aşamadır. Bilimsel anlamda Psikolog Mesmer ile başlayan hipnoz, günümüzde çok çeşitli tekniklerle sağlanabilmektedir. Sözlü telkin, keskin koku, kişiden kişiye değişen uyku yaratıcı bölgelere basma, görme dikkatini parlak bir cisim etrafında yoğunlaştırma, el hareketleri vb. metotlarla hipnoz hali sağlanır.
Hipnoz, bütün insanlarda sağlanabilen bir durum değildir. Hipnoz olabilmenin temel koşulu , kişinin kendi isteği ile telkine razı olması ve kendisini karşısındaki kişinin etkisine bırakmasıdır. Enerjik ve araştırmacı insanlarda hipnoz hali zor sağlanırken, hayal gücü yüksek ve telkine yatkın olan insanlarda kolayca sağlanır. Hipnoz halindeki kişi, uykuya benzer bir bilinç şekli gösterir. Fakat EEG ile yapılan deneylerde hipnozun gerçek uykudan farklı olduğu tespit edilmiştir. Hipnoz halinde birey, kendisini hipnoz eden kişinin telkinlerini alır ve emirlerini yerine getirir. Ancak, bireye, normal hayatta yaptırılamayan faaliyetlerin hipnoz etkisi altında yaptırılması da mümkün değildir.
Hipnoz durumunda iken bireyin kişiliğinin değişmesi söz konusu değildir. Bu nedenle hipnotize edilen bireyin fiziksel gücünde, bellek ve zeka düzeyinde değişiklik yapılamaz. Hipnoz etkisi altında yapılan telkinlerde, bireyin motivasyonunda ve dikkatinde değişmeler sağlanabilir. Bu yolla, bireylerin geçmiş yaşantıları ile ilgili bilgilerin arttığı söylenir. Fakat, geçmişte hiç hatırlamadığı şeyleri hipnozun etkisi altındayken hatırladığını söyleyenlerin çoğunda, bu hatırlamalar eksiktir ve yanlışlarla doludur. Kişi, hipnozu yapanın telkinine uymak için böyle bir yola başvurur.
Hipnoz etkisi altında, acı duyumunun azaltılabilindiği tespit edilmiştir. Bu nedenle hipnoz, ilaçla uyuşturmanın sakıncalı olduğu bazı ameliyatlarda ve ameliyat sonrası ağrılı pansumanlarda, bağımlılıkların ordadan kaldırılmasında düşük bir seviye de de olsa kullanılabilmektedir. Daha çok ruh hastalıklarının tedavisinde kullanılan hipnoz, günümüzde yerli yersiz birçok alanda kullanılabilmektedir. Bu, hipnoza olan güvenin sarsılmasına neden olmaktadır. Hipnozu yapan kişinin bunun eğitimini almış, yeterli ve güvenilir bir kişi olması gerekir. Ayrıca, her akıl hastalığında hipoz uygulanmaz. Hipnozun kötü insanlar tarafından kötü amaçla kullanılabileceği göz önünde bulundurularak dikkatli olmak gerekmektedir.