
Flamenko 14. yüzyılda ortaya çıkmış bir müzik ve dans türüdür. Bu kültürün kökeni İspanya’nın Endülüs bölgesine dayanır. Flamenko sözcüğünün nasıl ortaya çıktığı bilinmemektedir. Müslüman, Hıristiyan, Yahudi ve çingene kültürlerinin kaynaşmasıyla yeni bir müzik ve dans türü olarak ortaya çıkmış ve İspanya’yı aşarak zamanla tüm dünyaya yayılmıştır.
Flamenko kültürü karmaşık müzik geleneklerini içermektedir. Her ne kadar İspanya’nın Endülüs bölgesinde ortaya çıksa da Ekstremadura ve Murcia bölgesi de bu kültürü geliştirmiş ve bu kültüre katkı sağlamışlardır. Devamı »

Akordiyon körüklü, klavyeli ve elde taşınabilen bir müzik enstrümanıdır. Akordiyon olarak bilinen bu müzik aletinin adı söyleyiş ve yöre farklılıklarına göre değişebilir. Söyleyişe göre akordeon veya akordion adıyla bilinen akordiyon, özellikle Kafkas halklarında mızıka olarak bilinir.
Akordiyon hava akımıyla çalışır. Akordiyon çalan kişi körüğü hareket ettirerek bir hava akımı oluşmasını sağlar. Bu hava akımı sayesinde akordiyondaki metal diller titreşir ve ses oluşur.
Akordiyon’un basit hali ilk olarak 1822 yılında Friedrich Buschmann tarafından icat edilmiştir. Daha sonra enstrüman yapımcıları akordiyona yeni özellikler ekleyerek akordiyonun bugünkü halini almasını sağlamışlardır. Devamı »

Kaşıkçı Elması, Topkapı Sarayı Müzesi´nin hazine dairesinde korunan 86 karat ağırlığında bir elmastır. Kaşıkçı Elması’nın Etrafı 49 pırlanta ile çevrilidir. Bu taşa ilişkin çeşitli öyküler vardır. Tarihçi Reşit Mehmet’e göre yoksul bir balıkçı tarafından üç kaşık karşılığında bir kaşıkçıya, ondan da bir kuyumcuya satılmıştır. Sadrazam Mustafa Paşa elmasa sahip olmaya çalışırken, elmas IV. Mehmet tarafından Osmanlı Hazinesi’ne dahil edilmiştir. Bir başka öyküye göre de, Pigot adlı bir Fransız tarafından 1774′te satın alınan elmas, birkaç kez el değiştirdikten sonra Napolyon’un annesine, ondan da Tepedelenli Ali Paşa’ya geçmiş, Tepedelenli’nin ölümü üzerine tüm mallarıyla birlikte Osmanlı hazinesine aktarılmıştır.
Meddahlar kahve, park vb. yerlerde dramatize ederek öykü anlatan sanatçılardır. Meddah, öyküsünü anlatırken canlandırma ve benzetme öğelerinden yararlanır. Anlattığı öykünün konusuyla ilişkili olarak çeşitli milletlerden kişilerin, değişik yaştaki ve tipteki insanların, hayvanların, makinelerin ve doğa olaylarının taklitlerini yapar. Elinde bir değnek ve omuzunda büyükçe bir mendil vardır. Değneğini yere vurarak izleyicilerin dikkatini üzerine çeker ve oyunun başlayacağını belirtir. Devamı »
Bergama’da Hellenistik dönem mimarlığının en önemli anıtlarından biri; Bergama kralı II. Eumenes tarafından, Galatlar’a karşı kazanılan zafer anısına yaptırılmıştı. Zeus ve Athena’ya adanan sunak, Athena tapınağının güneyindeki teras üzerine, geniş bir alanın ortasına herhangi bir tapınakla bağlantısı olmadan kurulmuştur. Türkiye’de sadece temelleri kalan anıt, Carl Humann’ın girişimleriyle 1878′de başlatılan kazılar sonucu, Osmanlı Devleti’nin de izniyle sökülerek Berlin’e götürülmüş ve özel bir salonda yeniden kurulmuştur. Devamı »