
Michel de Nostradamus 16. yüzyılın başlarında Fransa’da Yahudi bir ailenin oğlu olarak doğdu. Ailesi kutsal Roma kilisesi tarafından Güney Avrupa’da Hristiyanlık karşıtı görülen her şeyi söküp atmak için organize edilen İspanyol engizisyonu tarafından Katolik olmaya zorlandı. Nostradamus, amcası ve dedesi tarafından büyütülürken inancının oluşması için hem Museviliğin tüm temellerini aldı hem de büyü sanatı özenle eğitildi. Amcası ve dedesi aynı zamanda Nostradamus’un tıp eğitimi alması için de teşvik ettiler.
Nostradamus’un parlak ve yenilikçi bir doktor olmak için büyüdüğü zamanlarda veba da, başta yaşadığı Fransa ve zamanının çoğunu geçirdiği İtalya olmak üzere Avrupa’yı kasıp kavuruyordu. Dr. de Nostradame eski doğal tedavi yöntemlerini öğrenerek Fransa’daki çağdaşlarına tanıttı. Kendisi, örneğin ezilmiş kuru çiçek yapraklarını ve ağları kullanıyordu. Bunlar hastalara C vitamini sağlıyor ve başka şifalarda veriyordu. Aksi takdirde bu hastalıklar muhtemelen, evlerinin kapısında boyunlarında sarımsaktan yapılmış bir kolye ve burunlarına sokulmuş sarımsak dişleriyle gelerek nafile bir çaba ile bu korkunç hastalığın yayılmasını engellemeye çalışan doktorlarca “kanatma” işlemine tabi tutulacaklardı. Bu garip tıbbi denemelerin saçmalığını genç Dr. de Nostradame bile anladı ve akıllıca Wicca geleneğinde yıllardır kullanılmakta olan putperest tedavi yöntemlerine yöneldi.
Nostradamus’un bu özel yeteneğini, doğmamış çocukların doğum tarihlerini ve cinsiyetlerini tahmin etmek gibi küçük olaylar sayesinde erken yaşlarda bile keşfettiğine dair hikayeler vardır. Yetişkinliğinde ise o, bunun yerine daha çok tıbba yönelerek, memleketindeki ve daha uzaktaki binlerce vebalıyı tedavi etti. Kendisi aynı zamanda iyi bir astrologdu. Bu yaptıkları Fransız kraliyet ailesinin ilgisini çekti. Kral II. Henry’nin eşi Kraliçe Catherine de Medici, politik olarak çok güçlü bir kadındı ve büyüye olan ilgisini Katolik bir sahne kimliğinin altında gizlemekteydi. Astroloğu, ulaşımını sağlayarak onu Paris’e çağırttı. Nostradamus’un gürültülü bir şekilde şikayet ettiği bu yolculuk bir aydan fazla sürdü. Yanında saray soylularının yıldız haritalarını okumak için kısa ömürlü astrolojik böcekler, ciltlerini gençleştirmek için parfüm ve başka kozmetik ürünleri getirdi ve en ünlü kehanetlerinden birinde bulundu: II. Henry uydurma bir mızrak dövüşü turnuvasında ölecekti. Catherine bu esrarengiz kahine öyle inanmıştı ki, kendisini gelecekle ilgili konulardaki gayrı resmi danışmanı yaptı. Henry’nin ölümü dört yıl sonra, yani neredeyse Nostradamus’un tahmin ettiği zamanda ve tam da onun öngördüğü şekilde oldu: Mızrak dövüşünde kaskının içinden geçen bir mızrağın gözünü parçalaması ile. Bu, tek başına, Nostradamus’u dünyanın o zamanda yaşayan en büyük kahini yaptı.
Nostradamus’un işinin sihirle ilgili kısımlarında yararlandığı yöntemler için en önemli yazılı kaynak, dördüncü yüzyılda yaşamış bir filozof olan Jamblichus’un, Marsilio Ficino tarafından 1497 yılında Venedik’te basılan kitabıydı. Nostradamus’un yaşamasından bin yıl önce yazdığı, eski dünyanın bütün sihirlerini bir araya getirdiği bu çalışmasında Jamblichus; kullanılan ritüelleri, aletleri, yöntemleri ve her türlü sırrı anlatmıştı. Nostradamus’un kullandığı suya bakmak, transa geçmek ve diğer ritüeller, ayrıntıları ile anlatılmaktadır. Kitabın açılış dizeleri, Ficino’nun Latince Jamblichus çevirisinin neredeyse tıpatıp Fransızca versiyonudur.