Bildirmen

Okçuluk

Yazan: Yönetmen | Tarih:

Okçuluk insanlık kadar eskidir. Okçuluğun kökeni insanların avlanmaya başladığı ilk zamanlarına dayanır. Başlangıçta avlanmak için yapılan okçuluk, modern zamanda bir spor aracı olmuştur.Okçuluk, okun bir yay aracılığıyla hedefe gönderilmesini amaçlayan bir spor dalıdır.

Fiber, tahta ya da çelikten yapılan yay ile fiber vb. hafif metallerden yapılmış oku, 10 daireden oluşan hedefe atma esasına dayalı spor. Okçuluk açık alanda, erkeklerde 90, 70, 50, ve 30 m; bayanlarda 70, 60 50 ve 30m; salonlarda ise, 25 m uzaklıktan yapılır. Bir yarışmada her sporcu toplam 288 atış yapar. Hedefin çapı ok atış uzaklığına göre belirlernmiştir. Hedef çapı 90, 70 ve 60 m’lerde hedefin çapı 122 cm, 50 ve 30 m’lerde ise 80 cm’dir. Yarışmanın birincisi toplam puana göre belirlenir.

Okçuluk sporunda 1937′de Atatürk’ün yönlendirmeleriyle çağdaş anlamda bazı yeni girişimler oldu ve okçuluk etkinlikleri başladı. Atatürk’ün 1938′de vefatı nedeniyle bu çalışmalardan olumlu bir sonuç alınamadı. Uzun yıllar sonra 1953 ve 1960′ta zamanın cumhurbaşkanlarının ön ayak olmalarıyla okçuluk etkinlikleri yeniden başladı. 8 mart 1961′de ilk bağımsız Türkiye Okçuluk Federasyonu kuruldu; başkanlığına da Fazıl Özok getirildi. Bu tarihten sonra Avrupa Okçuluk şampiyonası’nda gençlerde Yücel Cavkaytar birincilik, büyüklerde de Cemal Değirmenciler’in ikincilik kazanmasının dışında başkaca bir başarı sağlanamadı ve etkinlikler sürdürülemedi. 1982′de kapatılan Okçuluk Federasyonu bir yıl sonra yeniden kuruldu ve başkanlığına Prof. Dr. Uğur Erdener getirildi.

Etiketler:

Bu Yazıya Yorum Yapabilirsiniz

© 2008-2010 Bildirmen