1911-1912 yıllarında Osmanlı ile İtalya arasında olan Trablusgarp Savaşı sırasında, Balkan Savaşı’nın patlak vermesi üzerine Osmanlı Devleti İtalya’dan barış istedi. Böylece İsviçre’de Lozan kentinin Uşi (Ochy) kasabasında bir araya gelen Osmanlı delegeleri Mehmet Nabi ve Rumbeyoğlu Fetrettin beylerle İtalyan delegeleri Pietro Bertolini, Giuseppe Volpi ve Guida Fusinato arasında ilk üç maddesi gizli (15 ekim), son maddeleri de açık (18 ekim) olmak üzere 5 maddeden oluşan bir barış antlaşması imzalandı. (1912) Gizli belgelerin önce imzalanmasının nedeni, Osmanlı devletinin Trablusgarp’la Bingazi’yi İtalya’ya bırakmış gibi görünmemek için bir özerklik fermanı yayımlaması konusunda anlaşmaya varılması; öte yandan İtalya’nın da savaş sırasında yayımladığı ilhak bildirgesini, antlaşma gereğince halifelik makamına verilen haklarla uyuşturacak yeni bir bildiri yayımlamayı gerekli görmesiydi. Devamını Oku

Michel de Nostradamus 16. yüzyılın başlarında Fransa’da Yahudi bir ailenin oğlu olarak doğdu. Ailesi kutsal Roma kilisesi tarafından Güney Avrupa’da Hristiyanlık karşıtı görülen her şeyi söküp atmak için organize edilen İspanyol engizisyonu tarafından Katolik olmaya zorlandı. Nostradamus, amcası ve dedesi tarafından büyütülürken inancının oluşması için hem Museviliğin tüm temellerini aldı hem de büyü sanatı özenle eğitildi. Amcası ve dedesi aynı zamanda Nostradamus’un tıp eğitimi alması için de teşvik ettiler. Devamını Oku
Radikalizm tabulaşmış toplumsal düzen sistemlerini kökten değiştirmeye dayalı siyasi doktrin ve düşünce yapısıdır. Devamını Oku
Hidrosiyanik asidin tuzları olan siyanürler, ilgili klorürlerle izomorftur. Alkali ya da toprak alkali metallerin siyanürleri suda çözünür, ağır metallerin siyanürleri çözünmez, ama çoğunlukla alkali siyanürlerde çözünerek çift tuzlar oluşturur. Kimi metallerle, karmaşık siyanürler elde edilir; bunlar bileşiminde siyanojen ile ağır metal bulunan bir asidin alkali tuzlarıdır; bu tuzlarda ağır metal katyonunun özelllikleri artık görülmez. Alkali siyanürler hidrosiyanik asit kadar zehirli bileşiklerdir, buna karşın, karmaşık siyanürler daha az zehirli maddelerdir. Devamını Oku
Tuz (sodyum klorür) kimya sanayisinin temel bir hammaddesidir. Kristal, ufalanabilir, suda eriyen, dili yakıcı bir tadı olan ve dünyanın her tarafında tat vermek amacıyla yemeklere atılan maddedir. Devamını Oku
Verem hastalığının başlıca özellikleri şunlardır; mikrobiyolojik açıdan, lezyon ve sızıntılarda (irin, balgam) Koch basili bulunması; anatomik açıdan, her zaman olmasa bile genellikle tüberkül adı verilen özgün lezyonların oluşumu.
Verem 1819′da Laennec tarafından diğer akciğer hastalıklarından ayrılmış ve ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Bulaşıcılığı 1865′te Villemin tarafından kanıtlanmış ve etkeni 1882′de Koch tarafından keşfedilmiştir. Devamını Oku
Proletarya toplumdaki alt sınıflar için kullanılan bir komünizm terimdir. Proletarya sınıfının içinde olanlara proleter denir. Marksist ideolojinin desteklediği proletarya sınıfı, bu ideoloji tarafından işçi sınıfı olarak nitelendirilmektedir. Devamını Oku

İtalya’da 1922 ile 1945 yılları arasında diktatörlük ile yönetilen, milliyetçiliğin ve korporatizm’in yüceltilmesine dayalı olan rejim.
Faşizm terimi sosyalizmin ve demokratik eşitçiliğin aynı anda ve kesin reddiyle biçimlendirilmiş siyasal bir sistem için kullanılır. Bu sistemde siyasal, iktisadi ve toplumsal yaşamın tüm kesimleri merkezi ve hiyerarşik biçimde örgütlenmiş devlet otoritesi altında katı kurallara bağlanmıştır. Devlet, iletişim araçları tekeline sahiptir ve milliyetçi duyguları coşturmak için düzenli biçimde törenler düzenler. Kişi özgürlüğü de, topluluk adına sıkıca denetlenir; bu amaçla, özellikle emekçiler, ataerkil otoriter bir aile modeli yüceltilir, mesleki ve özel yaşamın her düzeyinde polis denetimi uygulanır. Devamını Oku
Burjuvazi, hali vakti yerinde olan ve geçimini bir el zanaatıyla sağlamayan bir sosyal kategoridir. Marxçı anlamıyla kapitalist üretim tarzı döneminde üretim araçlarına sahip olan ve bu özelliği nedeniyle, toplumda egemen sınıf durumunda bulunan sosyal sınıftır. Büyük burjuvazi, gelirini el zanaatından değil de, her tür artık değerden sağlayan ve küçük burjuvazinin tersine, kapitalist toplumda alınacak kararlarda başlıca söz sahibi olan varlıklı kişiler topluluğu.
Egoizm kendini çok yüksekte görme, özellikle kendinden söz etme, övünme ve başklarını hiçe sayarak kendini kollamadır. Thomas Hobbes’un temsil ettiği bu görüşe göre insanın eylemlerini belirleyen “ben sevgisidir” ve ahlaklılık da kendini koruma içgüdüsünün bir biçimidir. Ahlak felsefesini teolojinin (dinin) etkisinden kurtararak özerkleştiren Hobbes’a göre, ahlaki kurallar nesnel olarak doğrulanan ilkeler kategorisinde olmayıp duygu ve arzuların öznel ifadeleri olarak görülmelidirler.İnsan eyleminin biricik ve temel amacı hayatın korunması ve sürdürülmesidir. Yani egoizm yaşamda tek olmak, en iyi olmak istemektir.